“Framework Devri” ve “Mükemmel Kod”a Ulaşmak
Ocak 2, 2008
Bu aralar, bir projede kullanmak amacıyla Ext ile yatıp Ext ile kalkıyorum… Aslında sadece Ext ile dememek lazım; frameworkler ile yatıp frameworkler ila kalkıyorum demek daha yerinde olabilir. Birbirine benzer işlevleri olan bir sürü framework inceliyorum, “acaba onu mu kullansam”, “acaba bu daha mı işime yarar”, “aa, bunun şurası harikaymış” diyerek daldan dala atlamak, hem sıkıcı, hem strese sokucu hem de yorucu olmaya başladı. Gel gör ki devir “Framework devri” oldu artık ve iyi framework kullanan kötüsünü kullananı dövüyor. Yazının devamını oku »
Aşk Evliliği Öldürüyor
Ocak 2, 2008
“Evlilik aşkı öldürür” derler; sanki bunlar rakipmiş gibi. Ama gerçekten bir rakipse, hangisinin kazanmasını istemek lazım?
Herhalde âşık olmayan azdır şu âlemde. Aşkın tadını az çok almıştır bir çok insan. En azından, üç aşağı beş yukarı neye benzer birşey olduğunu fark etmiştir.
Ben de defalarca kez âşık oldum. Birbirinden değerli insanları tanıdım, sevdim. Çok değerli duygular paylaştım. Hayatıma anlam kazandıran şeylerdi bazen aşklarım, bazense anlamlarıma hayat veren…
Yazının devamını oku »
Teröre Karşı İtidal ve Birlik Zamanı
Ekim 22, 2007
Yıllardır pusuya yatmış, sessizce bekleyen terör belamız, sanki bittiğini sanmaya başladığımız bir dönemde, birden kendini hissettire hissettire yine geldi. Ve artık psikolojik baskının had safhaya çıktığı bir döneme kadar geldik. Son dönemlerdeki pervasızca saldırılar, tüm milletimizi çileden çıkarıyor.
Ancak, bir dakika… Birşeyler garip gidiyor! Önce durup dururken(!) bir seçim arefesinde terör belası hortlayıveriyor. Şehit cenazeleri farklı manalara çekiliyor. Ardarda gelen ve hiç de rastlantı olmadığı aşikar suikastlerle sarsılıyoruz. Derken tahrikler artıyor ve Kuzey Irak’a girmek için hükümete tezkere izni veriliyor. Bu olayın terör örgütünü korkutup, caydırmasını beklerken, onlar daha da umursamaz ve pervasız bir şekilde hem eylemlerini, hem de sözlerini sertleştiriyorlar. Hep bizi engellemeye çalışıyor görünen Amerika, “girmeyin” demekten başka birşey yapmıyor. Bu sözler dahi, halkımızı Irak’a girmek konusunda psikolojik bir baskı altına sokuyor.
Yazının devamını oku »
İnternet mi? Kapat gitsin!
Ağustos 18, 2007
Türk Telekomcuğumuz bir güzel uygulamasıyla daha bizi koruyarak, ünlü blog sitelerinden biri olan wordpress.com sitesini de kapatmış. Dünya çapında yüzbinlerce kullanıcısı olan, Türkiye’den de binlerce kullanıcının yazılarını paylaştığı site -henüz net sebebi öğrenemedim ancak- muhtemelen bloglardan birindeki hakaretler veya telif haklarına aykırı yayınlardan dolayı kapatılmış. Sebep her ne olursa olsun, “teknoloji devimizin” yaptığı hata, problem teşkil eden alt adresi (subdomain) kapatmak yerine, yüzbinlerce blog sitesini erişimimize engellemesi. Yazının devamını oku »
Yazmadan Durabilmek
Temmuz 29, 2007
5 ay önceydi. Bir öğle vakti, tüm korkularıma rağmen hala bir ümitle bekliyordum. Duymayı beklediğim cümleyi, duyduğumda bu kadar garipseyeceğimi hiç düşünememiştim. Demek ki duyacağımı sandığım şeye aslında ben de inanmıyormuşum, inanmak da istemiyormuşum. Tarihi bir andı şahit olduğum… Evet belki tarih kitapları yazmayacaktı ama muhakkak benim kitabımda kalın harflerle yazacaktı. Ve o cümleyi duydum… Yazının devamını oku »
Televizyonsuz Hayat; Çok Rahat
Kasım 22, 2006
Bilgisayar sahibi olduğum 15′li yaşlarıma dek tam bir televizyon delisiydim. O zamanlar, günde 10 saatten fazla bilfiil televizyon izlediğim çokça vakidir. Günlerimi özetlemek o zamanlar çok rahattı; sabah kalk, kahvaltı(televizyon karşısında), televizyon seyret, öğle yemeği (televizyon karşısında), televizyon seyret, akşam yemeği(televizyon karşısında), televizyon seyret, akşam yat… Bu durumu fark ettiğim bazı akşamlar halime çok şaşırdığımı, buna rağmen ertesi gün bu tempomdan hiçbir şey kaybetmeden yine televizyon başında akşamladığımı da hatırlarım. Yazının devamını oku »
Gülses Ailesi’nde İftar
Ekim 3, 2006
Şöhretli Ramazan’ımızın ilk günleriydi. Ramazan’ı karşılamış olmamızın heyecanına, Klasik Türk Müziği’mizin çok değerli bestekârı Necip Gülses Beyefendi ve eşi, nâdîde ses sanatçımız Melihat Gülses Hanımefendi’lere iftara davet edilmemizin heyecanı da eklenince, o gün gerçekten bizim için daha günün ilk ışıklarıyla birlikte coşku doluydu.
Yazının devamını oku »
Kayıp Giden Mezarlık Kültürümüz
Ağustos 25, 2006
Dün, boş günümü değerlendirip, uzun zamandır yapmayı planladığım bir şey yaptım ve kadîm bir dostumla Eyüp Mezarlığı’nı ziyarete gittim. Uzunca bir süredir eski mezarlarımız ve mezartaşlarımız ilgimi çekmiş ve beni bu alanda bir şeyler araştırmaya sevketmişti. Eski mezartaşlarımızdaki o ince, hassas, sanatkâr ruh, toplumsal olarak ölüme o sıcak bakış, en güzel, en kaliteli şekilde yaşanmaya çalışılan bir hayatın, yine en güzel şekilde bir noktası olan o müthiş mezar kültürü, öğrendikçe beni derinden etkilemiş ve bu büyük kültürel olgunluktan şimdiki yozluğa gelişimizi farketmek de bir o kadar yaralamıştı. Ben, mezarlık kültürümüzle ilgili şeyler okurken, kaybetmeye yüztuttuğumuz şeyleri öğrenmenin hüznü içerisindeyken, aslında vahim durumun, hani “ağlanılası” durumun farkında olmadığımı ise ancak Eyüp ziyaretimde farkedebildim. Yazının devamını oku »
Türk Telekom’dan İnternet İsrafına(!) Önlem: Kota
Temmuz 30, 2006
Son yıla kadar Türk Telekom’un ADSL konusundaki atılımını hayretle ve ilgiyle takip ediyordum. Uzun zaman İnternete olan ilgisizliğimiz hızlıca bertaraf ediliyor gibiydi. Ama ne olduysa son zamanlarda birden bir gariplikler oldu. “Limitli İnternet” diye birşey bulundu ve herkese limitli internet dayatılmaya başlandı. “İnternet kullan ey halkım! Ama fazla saçma!” der gibi Türk Telekom. Bu da bana enteresan geliyor. Yazının devamını oku »
Türk Mûsikîsi’ni Keşfetmek
Nisan 13, 2006
Çok değil daha 6-7 ay öncesine kadar Klasik Türk Müziği veya Türk Tasavvuf Müziği benim için birkaç dakikadan fazla tahammül edilemeyecek ve dinlenmesi zorunlu olduğunda hemen uyku moduna geçilecek müzik türleriydi. Klasik Müzik türünü de aynı potaya koyarak, bu müzikleri hayran hayran dinleyenlere ben de hayran hayran bakar, bazen kendimi saf gibi hisseder, onca insan için bu kadar bariz bir güzelliğe karşı -kasıtlı olmasa da- bu kadar lakayt olabilmeme şaşırırdım.
Yazının devamını oku »